Biz Bir Aileyiz

Yaşam => VKPEDIA => Kişiler => Konuyu başlatan: peri - Mayıs 07, 2008, 09:58:56

Başlık: YUNUS EMRE
Gönderen: peri - Mayıs 07, 2008, 09:58:56
YUNUS EMRE
ahmetkiraz
 
 

Türk milletinin yetiştirdiği en büyük tasavvuf erlerinden ve Türk dili ve edebiyatı tarihinin en büyük şairlerinden biri olan Yunus Emre'nin hayatı ve kimliğine dair hemen hemen hiçbir şey bilinmemektedir.  Yunus'un  bazı mısralarından,  1273'de Konya'da ölen, tasavvuf edebiyatının büyük ustası Mevlana Celalettin Rumî ile karşılaştığı anlaşılmaktadır; buradan da Yunus'un 1240'larda ya da daha geç bir tarihte doğduğu sonucu çıkarılabilir. Bilinen hususlar onun Risalet-ün-Nushiyye adlı eserini H.707 (M.1308) yılında yazmış olması ve H.720 (1321) tarihinde vefat etmesidir.Böylece H.638 (M.1240-1241) yılında doğduğu anlaşılan Yunus Emre XIII. yüzyılın ikinci yarısıyla XIV. yüzyılın ilk yarısında yaşamıştır.Bu çağ,Selçukluların sonu ile Osman Gazi devrelerine rastlamaktadır.Yunus Emre'nin şiirlerinde bu tarihlerin doğru olduğunu gösteren ipuçları bulunmakta; şair, çağdaş olarak Mevlana Celaleddin,Ahmet Fakıh,Geyikli Baba ve Seydi Balum'dan bahsetmektedir.


Sarıköylü ve Karamanlı  oluşu meselesi hala belli  değildir. Yüzyıllardan beri halk arasında yaşayan inanca göre O, Sivrihisar yakınında Sarıköy'de doğmuş,çiftçilikle meşgul olmuş, Taptuk Emre adlı bir şeyhe intisap etmiş, tekkelerde  yaşamış ve veliliğe erişmiştir. Anadolu'da on ayrı yerde mezarı ( daha doğrusu makamı ) olduğu ileri sürülen Yunus Emre,halk arasındaki inanca ve bazı tarihi kaynaklara göre Sarıköy'de ölmüştür. Orada yatmaktadır. Bugün, Eskisehir-Ankara yolu üzerindeki Sariköy istasyonu yakininda, Yunus Emre'nin türbesi ve bir müze bulunmaktadir.


Yunus Emre, dünya kültür ve medeniyet tarihinde bir merhale olmustur. Kültürümüzün en değerli yapı taşlarındandır. Zira Yunus Emre, sadece yasadigi devrin değil, çagimiz ve gelecek yüzyillarin da ışık kaynağıdır. Allah ve cümle yaradılmışı içine alan sonsuz sevgisinden kaynaklanan fikirleri, dünya üzerinde insanlik var oldukça degerini koruyacaktir. Yunus Emre'nin amaci, sevgi yoluyla dünyada yasayan tüm insanlarin, hem kendileriyle hem evrenle kaynaşmasını sağlamak ve sonsuz yaşamda ebedi hayata doğmalarını sağlamaktır.

Yunus Emre adı, her Türk ve Türk kültürünü tanıyıp seven herkes için bir şeyler ifade eder. Şiirlerinde, her devrin okuyucusu ya da dinleyicisi kendini etkileyecek bir şey bulmuştur. İlk kez Yunus, şiirlerinde büyük ölçüde Türkçe kullanmıştır. Yunus'la birlikte dil, daha renkli, canlı ve halk zevkine uygun bir hale gelmiştir. Gerçi şiirlerinin bir çoğunda, aruz veznini kullanmıştı, fakat en güzel ve tanınmış şiirleri Türkçe hece vezniyle yazılmıştır. Böylece, şiirleri kısa zamanda yayılarak benimsenmiş ve ilahi olarak da söylenerek günümüze dek ulaşmıştır.

Yunus gibidervişler, ruhlarını, Allah sevgisine adım adım belli aşamalardan geçerekulaşmasını sağlamak için usuller geliştirip, "mükemmel bir şekildeolgunlaştırılmış bir iç yaşantıyı benimserler, bir ve tek Allah'tan başka tanrıolmadığı inancını paylaşırlar: Bu düşünce içinde, dünya nimetleriyle ilgilenmekputa tapmak anlamına gelir. Ve dünyada bir şey sevilecekse, bu, onun ancakAllah'ın yarattığı ve içinde bu yaratıcılığın ve güzelliğinin yansıdığı bir şeyolduğu bilinciyle yapılır.  Arayışiçinde olanların yapacağı bir tek şey vardır, inayetini, Yunus'un da bir çokmutasavvuf gibi nurlu bir inci diye nitelendirdiği  Hz.Muhammed (SAV) peygamberi göndererek gösteren Allah'ayönelmek; Yunus biliyordu ki, cennetin dış görünüşleri olan saraylar ve hurilersadece bir işarettir. O'nun istediği ise, dünya ve cennetteki her şeyin övdüğüAllah'ın varlığından başka bir şey değildi. Bu sır en güzel [Şol cennetinırmakları] şiirinde ifadesini bulmuştur" ve Allah' a yönelmeyi anlatır.Çünkü O, bütün tabiatın, sessiz diliyle, ebedi sevgiliye, yani Allah'ahasretini anlattığını ve her taşın, her bitkinin yaratana hamd-ü sena ettiğinibiliyordu.  O'nun mısraları en güzelİslam geleneğiyle, Allah'a ve yarattığına sevgi ile; dünyayı, yaratanını övenve ona hasret duyan bir yaratılmış varlık olarak anlayan ruhla dopdoludur.Yunusta Hz.Muhammed (SAV) sevgisi de doruktadır; O peygamber ki, cümleyaratılmışın ,ruhlarının yaratıldığı cevherdir (Tasavvufta Hakikat-iMuhammediye) ve ümmetine şefaat edeceği için kıyamet günü korkudan onasığınılacaktır .Onsuz Hakka erişmek mümkün değildir.-->